top of page

Hudeybiye

Sevgili peygamberimiz hicretin 6. senesinde 1.400 ashabıyla beraber umre yapmak üzere Mekke-i Mükerremeye geliyor. Bu mevki de ihrama giriyor. Hz. Osman radıyallahü anh-ı Mekke-i Mükerremeye gönderiyor. Fakat müşrikler Peygamberimizin umresine izin vermiyorlar. Bir haber geliyor Hz. Osman şehit edildi ama daha sonra Peygamber ashabı işte bu haberin olduğu yerde. Şu mıntıkada bir ağaç var o kesilmiş. O ağacın altında 1.400 sahabe Peygamberimize biat ettiler.

لَقَدْ رَضِيَ اللَّهُ عَنِ الْمُؤْمِنِينَ إِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا فِي قُلُوبِهِمْ فَأَنْزَلَ السَّكِينَةَ عَلَيْهِمْ وَأَثَابَهُمْ فَتْحًا قَرِيبًا

﴿ الفتح: ١٨ ﴾


AYET; “Andolsun o ağacın altında (Hudeybiye'de) sana bey'at ederlerken Allah, müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş onlara güven indirmiş ve onları pek yakın bir fetih ile mükâfatlandırmıştır.”

Müslümanlar Şeceretü’r-Rıdvan altında müşrikler ile son demlerine kadar harb etmeye asla firar etmemeye biat ettiler. Hz. Allah o gün Resulüne biat eden ağaç altındaki müminlerden muhakkak razı oldu.

Hz. Osman-ı saldılar Hz. Osman geldi Peygamberimiz (S.A.V) me durumu bildirdi. Peygamberimiz ve ashabı ihramı giydiler, ihramdan soyundular ve ihsar kurbanı kestiler gittiler. Bir yıl sonra tekrar Peygamberimiz o umreyi kaza ettiler.

KISSA; Musalaha yapılıyor. Musalaha neticesinde Kâbe-i Muazzamayı ziyarete musade edilmiyor. Allah Rasülü: “öyle ise kurbanlarınızı kesin” buyuruyor. Ashabı kiram biraz ağır davranınca Rasülullah üzülüyor. Yanında da hanımlarından Ümmü Seleme r.a. vardır. Mübarek zevcesi Rasülullahın üzüntülü olduğunu görünce; “Ya Rasülallah, neden üzülüyorsunuz? Önce siz kurbanınızı kesin, sizin kestiğinizi gören ashabta kurbanını hemen keser” der, fahri kâinatta hanımının bu sözünden teselli bulur, gider ve kurbanını keser, gören ashab adeta birbiri ile yarışa girerek kurbanını keser.

İşte hanım her anda efendisinin tesellisi yol göstericisi olacaktır, olmalıdır. Tabi bu ortaklık, bu destekçi olma durumu sadece dünya işlerinde değil, âhiret işlerinde de olmalıdır.

KUYUDAN SU ÇIKMA MUCİZESİ:

Hadis Meâlî: “Hz. Bera’ buyuruyor. Hudeybiye’de 1400 kişi idik. Bir damla su kalmadı. Rasülüllah Efendimiz susuz bir kuyunun başına vardı. Ağzına su aldı. Dua ederek o suyu kuyuya döktü. Az sonra su çıktı. Ashab-ı kiram ve binekleri sulandı.” (Sahih-i Buharî 3577)

PARMAĞINDAN SU ÇIKMA MUCİZESİ:

Hazret-i Câbir buyuruyor ki, Hudeybiyede abdest alacak ve içecek su kalmadı bir küçük bir kapta su vardı. Rasülüllah elini o suya soktu iki parmağı arasından bir pınar çıktı. 1400 kişi hepsi ihtiyacını gördü.

İşte bu mahal o hadisenin bir hatırasıdır. Peygamberimizin şecere-i Rıdvan da razı olduğu o ashabının toplandığı mevkideyiz. Allah onlardan razı olmuş Cenabı hak bizlerden de razı olarak bu alemden gitmeyi hepimize nasip eylesin.

Yorumlar


bottom of page