top of page

Hicret Emri

الَّذِينَ آمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ أَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللَّهِ، وَأُولَٰئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ يُبَشِّرُهُمْ رَبُّهُمْ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَرِضْوَانٍ، وَجَنَّاتٍ لَهُمْ فِيهَا نَعِيمٌ مُقِيمٌ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا، إِنَّ اللَّهَ عِنْدَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ

﴿ التوبة: ٢٠–٢٢ ﴾


Ayet: “İman edip, hicret etmiş ve mallarıyla, canlarıyla fisebilillah cihad etmekte bulunmuş olan kimseler Allah indinde derece cihetiyle daha büyüktür ve bunlar işte o murada eden fâizîndir. Müjdeler onların rabbı kendilerini kendinden bir rahmet ve bir Rıdvan ve Cennetler ile ki onlar için içlerinde, daimî bir naîm var. Ebedi kalmak üzere orada onlar, çünkü Allah, onun yanındadır ancak azîm bir ecir” (Tevbe a.20-22)


Mekke-i Mükerreme’de Müslümanlara olmadık eziyetler yapılmış, müşriklerin işkenceleriyle bitap düşen Müslümanlar rasülüllah efendimizin izni ile önce Habeşistan’a sonra, Medine-i Münevvere’ye birer birer gitmeye başladılar. Hem de havasını teneffüs ettikleri, toprağını kokladıkları vatanlarını terk ederek.

Hazreti Aişe anlatıyor: “Rasülüllah’ın her gün sabah ve akşam evimize uğrama itiyadı vardı. O gün öğle sıcağında geldi. Ya Eba Bekir, Allah hicret emrini verdi. Ya Rasülellah sizinle yoldaşlık var mı? Evet deyince, babam öyle sevinç gözyaşı döktü ki, hiç kimsenin sevincinden bu kadar ağladığını görmedim.”

Peygamberimiz Mekke-i Mükerreme’yi terk ederken şöyle hıtap etmiş: “Sen ne hoş bir beldesin. Seni ne kadar seviyorum. Eğer kavmim beni buradan çıkmaya mecbur etmeseydi, senden başka bir yerde ikamet etmezdim.”

Bu yolculuk yedi gün sürmüştür. Birçok mucizeler sudur etmiştir.

➢ İşte hicretin başladığı, rasülullah Efendimizi ağırlayan mübarek Dağ. Hicret hakkında daha tafsilatlı malumat vereceğiz.

Yorumlar

Yorumlar Yüklenemedi
Teknik bir sorun oluştu. Yeniden bağlanmayı veya sayfayı yenilemeyi deneyin.
bottom of page