Medine'ye Hicret
- Saygı Turizm

- 27 Tem
- 6 dakikada okunur

Müslümanlar çoğalmaya başladıkça müşriklerde tedbir almaktan geri durmuyorlardı. Beytullah’ın etrafında 12 tane minder vardı, 12 tane reisin yeri.
“Hergün acaba biz bunları nasıl yok ederiz, biz bu işin önüne nasıl geçeriz” diyorlardı.
Birgün Osmanlı Müezzinliğinin umre kapısına yakın olan yerinde yapılmış Kusay bin Kilab Hz. tarafından (efendimizin dedelerinden) hükümet binası vardı. Oraya 100 kişi toplandı. Bu işin önünü almamız lazım dediler. Ama Haşimoğulları’ndan hiçbir kimseyi de içeri almadılar. Esas reisleri, esas önderleri Ebu cehildi. Hem zengindi. Ne bakımdan zengindi söyler misiniz? Küfür bakımından. Toplantı yaptılar bir suikast tertip edilecekti. Kime? Alemlerin efendisine, kime alemleri aydınlatan bir güneş söndürülmek isteniyordu.
Şeytanı aleyhillanede, bu kepaze bir ihtiyar suretinde kapının kenarına büzüldü. Sen nerden geldin kimsin dediler. “Sizin böyle bir derdiniz varmış bunun önüne geçmek için çare arıyormuşsunuz. Ben de çoktan beri sizi seven birisiyim Necit tarafından geldim. Gördüğünüz gibi yaşlıyım. Belki ortaya attığınız fikirlere ben de katkıda bulunurum” Haa sende yardımcısın dediler. Huzuru İlahiye’den kovulmuş olan melun bütün kötülüklerin icadının tam başıdır, ustasıdır.
Kabil’in çocuklarına içkiyi yaptıran, oynattıran, birbirleri ile dans ettiren, neticesini getiren O’dur, öldürttüren O’dur kardeşi kardeşe. Fitne fesat çıkaran O’dur. Hele burada ibadet yapıp da memlekete dönenlerin elinden çabuk çıkarttırmak için gayret eden O’dur.
وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ، وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللَّهُ، وَاللَّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ
﴿ الأنفال: ٣٠ ﴾
AYET; “Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup bağlamak veya öldürmek veya sürüp çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı da, onlar tuzak kurarken Allah da karşılığında tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzakların en hayırlısını kurar.”
O gün orada karar verdiler ve dediler ki: Okuduğum ayeti kerimede Cenab-ı hak haber veriyor yakalayın hapise atın dediler.
Birinci madde yakalayın hapise atın dediler, atalım dediler. Bir başkası dedi ki hapse atarız da adamı sağdan soldan görünmeyen taraftan çıkarırlar.
İkinci madde dediler ki: Sürelim buradan Mekkeyi Mükerremeden sürelim. Nereye giderse gitsin. Bu defa dediler ki: Gittiği yerlerden etrafına adam toplar üzerimize bela olur dediler. Şeytan bu iki fikri de reddetti. Bunların ikisi de işimize yaramaz dedi.
Üçüncü madde; Birisi dedi ki; “o zaman biz bunu ortadan kaldıralım, öldürelim”.
Allah’ın Habibi, iki cihan güneşi, Peygamberler Peygamberi, işaretiyle cennetin en yüksek yerine sahabesini çıkarabilen zatı, yok etmek için o gece karar aldılar ve yok etmenin şekillerini, keyfiyetini müzakere ettiler.
12 kabileden 12 tane zehirli kılıçla o binanın, peygamber efendimizin ziyaret ettiğimiz (doğduğunu ziyaret ettiğimiz bina değil de oraya 100 metre daha Merve’nin üst tarafındadır. Hatice Validemizin Evi.) Hatice Validemiz’in evinde bulunuyordu peygamber efendimiz. Orada 12 kişi girsinler evin içinde herkese kılıç çalsınlar Haşimoğulları diyet istediğinde ödemek basit, karşı gelip çatışmak istediğinde 11 kabileyle çatışamaz dediler.
Şeytan dedi ki; işte bu fikir güzel dedi. Bunu tatbik edelim. Herhalde bu fikir çarşamba akşamı görüşülse gerek çarşamba gecesi bu karara varıldı, suikast tertip edilerek Efendimiz’in ortadan kaldırılması an meselesiydi.
Cibrili Emin gelerek Peygamberimize haber verdi “Ya Rasülallah yarın gece yatağında yatma dedi.
وَقُلْ رَبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ لِي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَصِيرًا
“ve gurrabbi edhılni müdhale sıdgin veehriicni mührace sıdgin vecealli milledünke sültanen nasıra “ İsra (80) suresinde ki bu ayeti kerime, hicrete peygamberimizin izin verilişine ait, izin verildi.
Fakat hicret nasıl olacaktı, öyle kolay değil, bu kadar kafirin arkasından, düşmanın içerisinden sıyrılıp çıkacaksın, şeytan onlara önderlik yapacak o kadar kolay değil amma Allah’ın koruduğuna hiç kimse zarar veremez.
Allahımız’ın himayesinde olan Peygamber efendimiz cuma günü Ebu Bekirinissıddık Hz. lerinin evine gitti. Cibrili Emin’in gelip haber verdiğini söyledi ve ayrılmamız lazım dedi.
Hz. Ali efendimizi de yatağına yatırdı ve dedi ki sen korkma. Şu emanetleri sahiplerine teslim edersin Medine’i Münevvreye arkadan gelirsin. dedi. Genç delikanlı, gözünü budaktan sakınmayan Allah Rasülünün destekçisi, yardımcısı, fedaisi, Allah’ın Arslanı İmamı Ali Kerremellahü vecheh o yatağa yattı. 12 kişi evin etrafını çevirdiler. Ellerinde yalın kılıç zehirlendi.
Suda zehirlendirilmiş kılıçlar değdiği zamanda hafif yaralasa zehri zaten öldürüyor. Böyle kılıçlarla evin etrafını 12 kişi çevirdi. 100 kişide onların etrafında seyirciydi. Gece, gece yarısında belki sabaha karşıydı.
Rasülüllah Efendimiz hala evdeydi çıktı aralarından;
وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ
“vecealne min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden feeğşeyna hüm, eğşeyne perde, feeğşeyna hüm fehüm la yubsırun.” Onlar göremezler.
Efendimiz S.A.V. yerden bir avuç toprak alarak üzerlerine saçtı. Aralarından çıktı Peygamberimiz. Hepsi de uyuyakaldılar. Atın ayakta uyuduğu gibi.
Biraz sonra Peygamberimiz gidince şeytanı aleyhillane ilk uyananlardan oldu. Melun, eyvah ömrümde hiç uyumamıştım, uyumuş kalmışım amma Muhammed aranızdan ayrılmış dedi. Ya ne bildin ayrıldığını toprak bile saçmış başınıza baksanıza dedi. Mucizei Peygamberiye olarak saçtımı tozları. Feci olacak şekilde buldular. Eyvah dediler ya içeridedir, dışardadır, gitmiştir, gitmemiştir diye gecenin karanlığında müzakere ederken birisi kapıyı biraz araladı. Baktı daha yatakta yatan var, işte dedi, ya hani gitmiş demiştin, işte duruyor. Ortalık iyice ağarsın, göz göre göre herkes öcünü iyice alsın.
Ortalığın ağarmasını beklediler ve Ebu Cehil içeri girdi. Hala uyuyor diye bağırdı. Kalksana deyince Hz Ali efendimiz Pürefendi kalktı, genç delikanlı. Bir tokat yahşırdı, Muhammed nerede dedi. Oda ben ne bileyim Muhammed nerde olduğunu, eyvah kaçırmışız dediler. Hemen izci buldular. Şurada kabile vardı Alkame isminde. Oradan geriye döndüler. Bazı kitaplarda 2 izci buldular diyor. Mekke i Mükerreme’nin etrafına iz kestiler izin Medine’i Münevvere muhacirlerin gittiği tarafa değil tam tersi bu tarafa geldiğini izci tespit etti.
Ve bu dağa deniz seviyesinden 1250 m yükseklikte olan Arabistanda bulunan bütün dağlardaki avrec veya ot numunesini kendisinde toplayan, tassavvufun temeli atılan, 3 gün 3 gece Rasülullah Efendimize ev sahipliği yapan, dağlar içerisinde bu şerefe nâil olan (hani devlet kuşu kendi başına derler ya) devlet kuşu konan bir dağın biz bugün ziyaretine geldik.
Efendimiz S.A.V buraya geldi ve yukarıdaki mağaraya gizlendi. Bu zâhiri sebebdir. Üfürseydi her taraf yerle bir olurdu, yapmadı ve dağa çıktılar. Orada müsafir kaldılar.
“Bizi takip edenler 20 arşın yaklaştılar” diyor. Oraya 20 arşın, ne kadar yarım yapar 48cm sayılırsa 10 metre. İzci iz kesti etrafa, dedi ki beyler buradan ileri gitmiyor dedi. Ümeyye bin Halef denilen, Hz Bilal’e eziyet eden gavur hemen ileriye vardı madem buradan ileriye gitmiyorsa bu taşın altındalardır dedi. Tam böyle konuştu. Taşın yanına doğru yaklaşınca dar bir delik var insan zor sığacak oraya varınca baktı ki iki tane güvercin buraya yuva yapmışlar gelenlere öyle bakıyorlar ışıl ışıl gözlerle, bir tane örümcek ağ çekmiş, sadece o deliğe değil, kayanın tamamına. Ne ağacıysa hemen orada yemyeşil mağaranın ağzında bitmiş. Cebrail A.s. nin elinde bir kılıç, Mikail A. S. Nin elinde bir kılıç ikisi de o bilinen yerin ağzında bekliyorlar hazır.
Tabi onları kim bilecek sonra o örümceğe sormuş. Ne yapıyorsun demiş, kafirler gelmeden önce onlar (melekler) geldiği için, ne yapıyorsun demiş. Örümcek; “Rasülullaha hizmetim olsun diye ilahi emirle bana verildi bu iş, çekiyorum demiş. Senin çektiğin şu ağı halbuki rüzgâr koparır toparlar gider demiş. O senin dediğin ben kendi kendime yaparken öyleydi ama şimdi ilahi emirle hakkın ilahi emirle yapılan, İlahi emir olduğu için bu onun bir telini, değil rüzgâr basınca melek gücünle bir dene bakalım koparabilecekmisin” demiş.
Cebrail A.s. diyor ki; “ben tuttum ipin bir ucunu gerdirdim bir türlü koparamadım.”
Ve Ümeyye bin halef ileriye varıp, örümceğin ağ çektiğini, güvercinlerin orada yumurtladığını ve ona bastığını görünce “beyler Muhammed doğmadan önce örümcek ağ çekmiş. İki tane yabancı kuş duruyor. Onlar da, içerde insan olsa durmazdı.” Deyip geriye döndü.
İşte burası çok mühim; geriye döner dönmez şeytanı aleyhillane de oradaydı. “Beyler gitmeyin içerdeler diyecekmiş” içerdeler diyeceği sırada, ne kadar kritik zamanı gözetlemiş, Cibrili Emin nasıl kanadıyla vurmuş Hindistan da en derin yeri Japonya ya doğru, 10 km’dir aşağıya. Ta oranın dibine göndermiş melunu. Ama tabi onu kimsenin gördüğü yok. Bu manevi bir hadise.
Buradaki 3 gecelik, güvercinlere hizmet sebebiyle, Cenabı Hak şunu vermiş; Gidin Harem’e Harem de çoğalın demiş. Sizin etinizi bu nar ateşi katiyyen yakmasın. Arap çocukları haremdeki güvercinlerden sapan taşıyla birini vursalar anaları tüylerini yolup tencereye koysalar, akşamdan sabaha kadar kaynatsalar yine aynen konduğu gibi kalır tencerede. Katıyyen ondan dolayı kimse güvercin etine güvercin kebabına heves etmez. Böyle bir azıcık bir hizmetin getirisi Rasülullah’ın kapısında bekleyen.
Ya Rasülullah’ın bıraktığı mirası omuzlayanlar ne kazanırlar?
Geriye döndüler ve gittiler. Sapıttılar vaadlerini yaydılar etrafa: 100 tane kızıl koyu deve vereceğiz dediler. İşte şu kadar altın vereceğiz, şunu yapacaz.
Efendimiz S.A.V. 3 gece orada kaldı. Ebubekirinıssıddık Hz lerine rabıta ı şerifeyi tarif ettiği için tasavvufun temelinin atıldığı yer orasıdır. Efendimiz 3 gün sonra pazartesi gecesi sabaha karşı 2 deveye 4 kişi binerek Medine’i Münevvere yolunu tuttular. Ortam biraz yol kesişmiş yatışmıştı. Onların aksi istikametinde hicret ettiler.
Ebubekirinissıddık hz leri dağın içerisinde aşağıdan gelenlere göre eğilip bizi görecekler yakalandık deyince, telaşa kapılınca “la tehzen innellahe meane” üzülme Allah bizimledir buyurduğu ayeti kerimede 2 kişinin 3 üncüsü kimdir. Hz Allahtır. Üzülme dedi.
Bilahere Ebubekirinissıddık Hz lerine soruldu da senin o gün üzüntün neydi. Dedi ki beni öldürseler ne olur öldürmeseler ne olur, benden ne olur dedi. Allahın Rasülü’nü öldürecek olurlarsa İslam Dini yayılmaz, insanlar cehenneme gider. Benim telaşım Rasülullah’a bir zarar gelip gelmemesiydi dedi.
Cenabı Hak ve Peygamberimize ve peygamberlerine gönül veren ümmetlere ve onların yolundan kıyamete kadar geleceklere, kafirlerin küfründen, onların kurmuş oldukları memleketimize milletimize tuzaklardan, münafıkların nifakından arabozucu, çekemeyen Hâsitlerin hastalığından şu ziyaretimiz sebebiyle Cenab-ı hak hepimizi muhafaza etsin (âmin). Birer Fatiha üçer İhlası Şerif ve kısa bir dua ile gidelim.



Yorumlar